Yıkıcı Değil Yapıcı Karabük
Rıza Alper

Rıza Alper

Genç Düşünce

Yıkıcı Değil Yapıcı Karabük

16 Nisan 2018 - 09:29 - Güncelleme: 16 Nisan 2018 - 12:06

Karabük tarihsel açıdan hem madde hem manevi eksende büyük bir ehemmiyet taşıyan kentlerden bir tanesidir. Kültürel ve coğrafi bakımdan ise eşsiz zenginliklere sahip bir şehir.

Bu tarz şehirleri özgün kılan yegane unsur kendisine ait bir ruh yapısı ve içtimai hayat tarzıdır. Ahlaki ve idari yapı ile zenginleşen bu ruhinsan ile bütünleştiğinde örnek temsil eder.

Ancak Karabük son zamanlarda bu ruhu kaybetmek gibi sayılmasa da maalesef unutmaya ve yaşamamaya yüz tutar bir hale gelmiştir, getirilmiştir. Kentin en önemli sorunlarından bir tanesi Karabük ‘e has ortak değerlerden uzak bir anlayış ve hizipçiliktir.

Tabi bu ayrılıkların ülkenin genel gidişatı ile ilişkilendirmek ve bundan dolayı olduğunu ifade etmekte bir beis yoktur. Kentin geçmişine, ruhuna ve ortak değerlerine yönelik bir çalışma ile genele yansıyan bu ayrışma ve kutuplaşma iklimi ve siyasi gergin hava Karabük özelinde bir nebze dağıtılarak insanlarımıza bir nebze faydalı bir hava katabilir.

Bu esnada yapılan olumlu çalışmaları her ne kadar konumuz ile alakalı olmasa da belirtmekte fayda var, öncelikle sayın valimizin mahallelerde halk ile buluşması ve muhabbet ortamında bulunması yüzlerde tebessüm bırakan bir hava oluşturmaktadır.

Bu çalışmaların olumlu ikliminden yararlanarak, Karabük dahilinde dil, tarih ve kültür araştırma ekibi ya da bir dernek oluşturularak insanlarımızın olumlu bir şekilde istifade edebileceği bir platform oluşturmak gibi faydalı bir hizmet görülebileceği kanaatindeyim.

Ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine bu kentin ne kadar mazisi derin ve yüce bir mana taşıdığına dair bilgiler sunulurken, Karabük gençliğini kültürel değerlerimiz ışığında geleceğe yönlendirmiş oluruz.

Daha bilinçli ve farkında bir toplum inşa etmek için, cumhuriyet mirası olan bu kentin ruhunu yaşatmak için mutlak surette bir şeyler yapılması gerekmektedir.

Bu teklifin sahibi olarak üzerime düşeni yapmanın boynuma bir borç olduğu düşüncesi ile bu fikirleri ifade ettiğimi söylemek isterim.

Daha önceki yazılarımda ifade ettiğim hususlardan yola çıkarak bir daha şunu söylemeliyim ki bu şehir artık yıkıcı eleştiri ile değil yapıcı eleştiriler ile tahlil edilmelidir. Sorunlarımız basın ve medya yoluyla atışarak değil ortak akıl ekseninde hallolmalıdır.

Siyasilerin atışmaları değil gençliğin sorunlarını konuşmalı, şehrin görüntüsünü mahveden betonlaşma furyasını, kuşak çatışmasını konuşmalıyız.

Yazımın sonuna gelirken Karabük’ün bir başka değeri olan Karabükspor’umuzusüper Lig’in son maçlarında ve seneye PTT 1. Lig müsabakalarında yalnız bırakmayarak, tribünleri doldurarak sahip çıkabileceğimizi ve başka Karabükspor’un olmadığını ifade ederek sonlandırırken, şehrimiz için mücadele göstermemiz gerektiğini ve bu mücadelenin fitilini sayın valimizin ateşleyeceğini düşünüyorum .

Bu arada olumlu düşünceleri ve ilkeli fikirleri ile kalemime büyük katkıları olan değerli Berna Bulut'un doğum gününü kutluyor ve kendisine sevdikleri ile beraber mutlu, huzurlu bir ömür diliyorum.

Bu yazı 552 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar