BİZE NELER OLUYOR ?
  • Reklam
  • Reklam
Sümeyye Zeren

Sümeyye Zeren

Sümeyye Zeren'le Her Şey Güzel Olacak

BİZE NELER OLUYOR ?

24 Ağustos 2019 - 20:42 - Güncelleme: 24 Ağustos 2019 - 20:42

Bir ses yükseldi veda hutbesinden ;

-" Kadınlar size Allah'ın (c.c) emanetidir."

- " Cennet annelerin ayakları altındadır."

Türkiyenin ve hepimizin gündemini günlerdir meşgul eden, vicdanları yerle bir eden, kanımızı donduran olaylar yaşanıyor.

" Emine Bulut" , " Münevver Karabulut ", " Özgecan Aslan " , "Tuba Erkol " ve daha niceleri...

Hepsinin ortak yönü, bir erkeğin vahşice katline kurban gitmeleri.

Kimi evladının gözü önünde, kimi de gözlerden uzakta tenha yerlerde vahşice katledildiler.

Nasıl olduğundan ve sonucundan ziyade, " Bir insan nasıl bu kadar canileşebilir ?" sorusunun cevabını bulmalıyız!

Bu katiller de bir zamanlar bebekti, masum çocuklardı. Onları da bir anne, yani bir kadın dünyaya getirdi, büyüttü ve eğitti.

Peki bir annenin masum bebeği, bir caniye nasıl dönüşebildi ?

Haberlerde defalarca izledik.

Rahmetli Emine Bulut' un eşi yanı katili, aylardır bu anı planlıyormuş.

Aylar öncesinde çevresine neler yapacağını anlatmış.

Peki, tüm bunlara şahitlik edenler, katılın planlarını dinleyenler !

Hiç aklınıza gelmedi mi, o kişiyi sakinleştirip, bunun doğru olmadığını anlatmak ?

Hadi anlattınız ve ikna edemediniz, sizi dinlemedi diyelim,

Hiç mi aklınıza gelmedi bu adamı bir psikiyatri uzmanına götürerek tedavi ettirmek ?

Hadi diyelim ki bunu da akıl edemediniz, bu kişinin hiç mi ailesi, akrabası, arkadaşı, dostu yoktu ?

Bu adam bu hale bir günde mi geldi ?

Evladının gözü önünde, eşini kurban keser gibi kesecek kadar delirtecek ne derdi vardı ? 

Eğer ikna edilip bir doktora götürülseydi, böyle vahşice bir katliam yaşanmayacaktı.

En acısı ise, kavga nedeni evlatlarının velayeti iken, minicik yavru annesinin katline en yakın şahit oldu.

Şimdi o masum yavrucak, bunca acının üstesinden nasıl gelecek ?

Hangi ilaç, hangi terapi yöntemi bu acı dolu anları hafızasından silebilecek ?

Rabbim yâr ve yardımcısı olsun.

Ya zavallı kadıncağıza ve kızına yardım etmek yerine, olayı baştan sona kayda alıp sosyal medyada paylaşanlara ne demeli ? 

Hepiniz eleştirdik, sosyal medya hesaplarımızdan kınama mesajları yayınladık, lânetledik.

Peki sorun çözüldü mü ? 

Tabiki hayır.

Artık ayıplayıp, kınamak ve lanetler yağdırmak yerine, iç dünyamıza dönüp hatayı biraz da kendimizde aramalıyız.

Akraba hakkı, komşu hakkı nerede kaldı ?

Birbirimizin derdiyle dertlenmedikçe bu olayların ardı arkası kesilmeyecek.

Şiddet içerikli filmler, diziler, hatta çizgi filmler izlendikçe bilinçaltımıza pek çok olumsuz kurgular empoze edilecektir.

Çevremizde eşiyle sorunlar yaşayanlar varsa lütfen duyarsız kalmayalım. Taşın altına elimizi koyarak, akraba ve komşuluk hakkımızı yerine getirelim, yapıcı olmaya gayret edelim.

Anlaşamayıp ayrılmak isteyen aileler varsa, önce tüm çözüm yollarını deneyelim. Tüm çare arayışlarına rağmen düzeltilecek bir yanı kalmamışsa, elalem ne der kaygısıyla asla ayrılamazsın diyerek çiftleri mutsuzluğa mahkum etmeyelim.

Kavga eden, tartışan birileri varsa o esnada sakinleştirmeye gayret edelim. Eğer başaramıyorsak, işin uzmanından yardım talep edelim. 

Öfke halinde şeytan insana musallat olur ve damarlarda dolaşarak vesvese vermeye, kışkırtmaya başlar. 

Bedende kan basıncı ve nabız yükselir, kalp atışı hızlanır. Beyin, büyük oranda bloke olur ve sağlıklı düşünemez hale gelir.

Bunun sonucunda kötülükler ve musibetler meydana gelir ki akıbetini ancak Allah bilir.

Öfkenin nelere sebebiyet verdiğini de çok net bir şekilde yaşıyoruz zaten. 

Bu nedenle pek çok ayet ve hadislerde şeytan ve havarilerine geniş yer verilmiştir. Nebevi Sünnette ise sürekli öfke halinin zararlarından ve bu hastalıktan kurtularak, etkisini azaltmak için tedaviler sunulmuştur.

Bunlardan bazıları şu şekildedir: 

1- Şeytandan Allah'a sığınmak:

Nas sûresinde " Sığınırım insanların rabbine, insanların mâlikine, insanların ma'buduna o sinsi şeytanın şerrinden ki o, insanların göğüslerine daima vesvese verendir, gerek cinden, gerek insandan) buyurulmaktadır.

Süleyman bin Surâd rivayet ediyor; Peygamberimiz (s.a.v) ile birlikte oturuyordum. İki adam birbirine sövüyorlardı. Birinin yüzü kıpkırmızı olmuş ve boynu şişmişti. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:

Ben bir söz biliyorum eğer onu söylerse bu halinden kurtulur. Eğer şunu derse: Şeytandan Allah'a sığınırım, o halinden kurtulur." Buhari rivayet etti. el-Feth 337/6 ve Muslim 2610.

Peygamber(s.a.v.) buyurdu: Eğer adamın biri kızar ve Euzu billahi mineş'şeytanir racîm" derse sakinleşir. Sahihul-Camius-Sağir sayı 695.

2- Susmak :

Peygamber (s.a.v) buyurdu:

"İçinizden biri kızdığında sussun."

İmam Ahmed Müsnedinde 1/329, Sahihul-Cami, 693 – 4027

Kızgın kişi dengesini ve şuurunu kaybeder, bazı sözler söyler. Belki küfrü, laneti, evini yıkacak boşanmayı veya başkalarının düşmanlığını çekecek sövgü ve sinkafı içermektedir. Allah'a sığınırız. Susmak bunu telafi eden tek çözümdür.

3- Sakin olmak:

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu: "İçinizden biri kızdığı vakit ayakta ise otursun. Oturunca sakinleşmezse öfkesi dininceye kadar uzansın"

Ebû Zerr (r.a) bir gün su havuzunu dolduruyordu. Adamın biri hakaret ederek ona sözlü sataştı. Ebû Zerr (r.a) bu duruma sinirlendiği için hemen oturdu. Feydul-Kadir, el-Munavi, 1/408.

Bu Nebevi yönlendirmenin faydalarından biri öfke halinden dolayı şiddete sevkeden hareketlerden alıkoymaktır. Çünkü o belki dövebilir, eziyet edebilir, malına zarar verebilir, bilakis öldürebilir.

Bu nedenle eğer oturursa heyecanı ve kızgınlığını uzaklaştırabilir.

Eğer uzanırsa da taşkın hareketlerden ve eziyet veren eylemlerden uzaklaşmış olur.

Allame el-Hattabi Ebu Davud Şerhinde şunu belirtir:

"Ayakta olan kimse hareket etmeye ve zulmetmeye hazırdır. Oturan ise bu anlamın dışında olandır. Uzanan kimse ise bu ikisinden de uzaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) oturmakla ve uzanmakla emretmesinin sebebi ayakta ve otururken sonradan pişman olacağı bir iş yapmasını engellemekti. Her şeyi en iyi bilen Allah'tır.

Sünenu Ebu Davud ve Mealimus-Sunen 5/141.

Tabi öfke halinde tüm bunları düşünecek feraset gerekmektedir. Bu nedenle hayatımızda uygulayarak alışkanlık haline getirmeliyiz.

İnsanları cinnet haline getirecek davranışlardan da uzak kalmalıyız.

Öfkeli insana cevap vermemek, sükût etmek ve içimizden Nas Sûresi ile bolca Eûzü Besmele çekmek gibi...

Ayrıca bir başka konuya da dikkat çekmek isterim.

Peygamber Efendimiz ( s.a.v):

" Yediğinize, içtiğimiz dikkat edin. Zira onun kimliğine bürümüşsünüz." buyurmaktadır.

Besmelesiz yenen yemekler, GDO' lu gıdalar... Hepsi bizim insan kimyamızı bozmakta ve bedensel, hem de ruhsal dünyamızı dejenere etmektedir. 

Besmeleyi ve şükrü her anımızda zikretmeye gayret etmeliyiz.

Acil olarak öğrenmemiz gerekenler ;

* Eş seçerken kazandığı paradan, makam ve mevkisinden önce kişilik ve mizacına dikkat etmeliyiz.

* Evlilik kadar ayrılığın da helal olduğunu ve zorla güzellik olmayacağını idrak etmeliyiz. Ayrılırken de yıkarak, karşı tarafa zarar vererek değil, güzel günlerin hatırına saygı çerçevesinde herkesin kendi hayatına devam edebileceği şekilde ilişkileri sonlandırmalı ve bu dünyanın ahiretinin de varolduğu, her şeyden ince ince hesaba çekileceğimizin bilincinde olmalıyız.

* Ne kadınlar erkeğin malıdır, ne de erkekler kadının kulu, kölesidir. Evlilik birliğinde kadınlar " hizmetçi ", ayrılırken de erkekler " yolunacak kaz " olarak görülürse toplumda huzur kalmayacak, olan çocuklara olacaktır.

Adaleti, hayatımızın her anına yerleştirmeli ve kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak, karşımızdakilere de o şekilde davranmalıyız.

Halbuki aile hayatı Cennetten bir köşedir. Allah için bir araya gelmiş ve bir hayat arkadaşlığı kurmuş, eşler de aslında birer âhiret dostudurlar. Evlilikler, ayrılıkla bitebilir ancak sonu asla bu şekilde olmamalıdır.

* Acilen öfke kontrolünü ve öfkeli kişilere karşı nasıl davranılması gerektiğini öğrenmeliyiz.

Her şeyden önemlisi doğru iletişim kurma becerilerimizi biran önce geliştirmeliyiz.

* İlk yardımı ve bu tarz durumlarda nasıl davranmamız gerektiğini öğrenmeliyiz.

Hepimizin elinde akıllı telefonlar var. Telefonlarımızın akıllı olduğu kadar, bizler de Rabbimizin " Hiç akletmez misiniz? " hitabına karşı aklımızı kullanmayı ve bilinçlenmek adına evlilik, ile, iletişim, ilk yardım gibi bilgilerden istifade etmeyi becerebilmeliyiz.

İlk değildi bu yaşananlar.

Ancak Rabbimden son olmasını tüm kalbimle diliyorum. Ülkemiz ve insanlık adına hepimiz için akıl selameti temenni ediyorum.

Hayy olan Allah (c.c) hepimizin iyiliğini versin.

Selam ve dua ile...

Sümeyye Zeren / ANKARA 

 

 

 

Bu yazı 2395 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar