İnsanın en geç öğrendiği şey, kendine nasıl davranılması gerektiğidir. Çünkü uzun süre başkalarının bize layık gördüğü yerleri hak ettiğimizi sanırız. Değer dediğimiz kavram da tam burada şekillenir, sevgi ile değil sınırlarladır. Psikoloji bize şunu söyler: Değer duygusu, çocukken görülüp görülmediğimizle başlar. Ama felsefe itiraz eder; insan yalnızca geçmişinin mahkûmu değildir. Arada bir yerde sancılı bir fark edişle başlar ve insan, değerini başkasının değişken bakışından çekip kendi vicdanına koymayı öğrenir. Çünkü dışarıdan gelen onay mevsimliktir, içten gelen kabul ise bir kale.
Sevmek, sanıldığı gibi sadece vermek değildir. Sevmek, karşısındakini eksik hissettirmeden, onun boşluklarını doldurmaya çalışmadan yanında durabilmektir. Değer vermek ise birini hayatının merkezine alıp kendi eksenini kaydırmak değil, onu olduğu yerde, tüm pürüzleriyle kabul edebilmektir. Merkezler tehlikelidir. İnsanı bağımlı yapar. Oysa gerçek değer, bağımlılık değil; özgürlük üretir.
Değer duygusunu inşa edememiş insan, sevilmekle katlanılmayı ayırt edemez. İlgiyle merhameti, alışkanlıkla bağlılığı karıştırır. Bir sofrada sessizce yutkunduğunda, karşısındakinin o sessizliği huzur sanmasına izin verir, oysa o sessizlik bir vazgeçiştir. Susturulmayı “anlaşıldım” zanneder. Bu yüzden bazen en çok sevdiğini sandığı yerde en çok küçülür. Ve küçülen insan, sevgiyi değil; onaylanmayı ister.
Felsefenin sessiz ama sert bir uyarısı vardır, Kendini değersiz hisseden insan, başkasını da gerçekten sevemez. Sevgi, insanın kendi değerinden taşan bir fazlalıktır. İçinde eksiklik olanın sevgisi talepkardır, yorar. İçinde bolluk olanın sevgisi ise paylaşımcıdır, besler.
Değer duygusu zamanla ve hayal kırıklıklarıyla öğrenilir. İnsan her “burada durmam gerekirdi” dediğinde duvarına bir tuğla daha koyar. Her hayır diyemediği yerde eksilir, her hayır dediğinde kendini yeniden bulur. Çünkü değer, bir katlanma sanatı değildir; bir reddetme cesaretidir. Belki de en zor öğrenilen şudur: İnsan sevildiği için değerli olmaz. Değerli olduğunu bilen insan, doğru sevgiyi hayatına tutar. Geri kalanı sadece kalabalıktır, sadece gürültü.
Yorumlar
Kalan Karakter: